"DÖNME"ler üzerine...

"DÖNME"ler üzerine...

Resmi tarih yazıcılarına göre; Anadolu Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye devleti Türklerin Anadolu’da kurdukları üç Türk devletidir… Resmi tarih yazıcılarının bu iddiaları da diğerleri gibi maalesef doğruyu tam olarak  yansıtmamaktadır. Bin yıla yakın bir süredir devam eden ve birbirinin devamı olduğu iddia edilen Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye devletini incelediğimizde, bu devletlerin yöneticilerinin hemen hemen tamamının (bazı istisnalar dışında) "Türk kökenli" olmadığını görmekteyiz. Ayrıca, bilindiği gibi bu üç devletten ilk ikisi yani Selçuklu ve Osmanlılar zamanın koşulları gereği "Ulus Devlet" olmadığından sünni-islam ağırlıklı "Monarşist" yönetimlerdir. Bundan dolayı bu devletlerin üst yönetimlerinde görev alabilmek için kişinin milliyet kökenleri önemli ve belirleyici olmamış, (gene bazı istisnalar dışında) özellikle islam "sünni" olması yeterli görülmüştür. Buradaki en önemli faktör ise, Anadolu Türkleri’nin hemen tamamına yakınını oluşturan ve kendilerini "Alevi" olarak tanımlayan Türkmenlere, bu devletlerin iktidar makanizmalarında (hiçbir dönemde) yer verilmemiş olup, sürekli ikinci sınıf insan muamelesi layık görülmüştür… Asırlar boyu bu devletlerin sınırları içersinde yaşayan Anadolu Türkleri (Türkmenler) değil iktidar mevkilerinde yer almak, "Sünni" olmayı kabullenmedikleri ve bu devletlerin asimilasyonuna karşı direnmeleri sonucu, diğer halklar ve inanç grupları gibi, Selçuklu ve Osmanlı devletlerinin zaman zaman sınır tanımaz katliamlarına maruz kalmışlardır…

                                                                        * * *

20. yy. başlarında bir darbeyle işbaşına gelen İttihat-Terakki’nin  ve bunların artçısı olan Cumhuriyet kurucularının ve günümüze kadarki yöneticilerinin ezici bir çoğunluğu da Türk  asıllı olmayıp, Yahudi, Kürt, Arap, Bulgar, Arnavut, Macar, Çerkez, Gürcü, Ermeni, Rum ve diğer çeşitli azınlık milliyetlere mensup "dönmelerden" müteşekkildir.

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye devletinin adı hernekadar Türk devleti ( !) olsa da, gerçekte "devşirmelerin" yönettiği bir devlet olmuştur… Türk adıyla oluşturulan bu yapılanma da, esas itibariyle devlet kurucularının Anadolu halklarını asimilasyon amacıyla uydurdukları ucube bir "Türklüğün" yanında aranan en önemli şart "sünni-hanefi" (nadirende olsa) "şafii" olmaktır. Zaten, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurup, sünni din adamlarını devlet memuru yaparak ve "hanefi" sünniliğe de resmi devlet dini statüsü vermeleri tek millet, tek din anlayışının dolayısıyla asimilasyoncu zihniyetin ürünüdür… Bundan dolayı; yaklaşık 90 yıldır devam eden bu devletin Türkleştirmek ve islamlaştırmak amacıyla Kürtler, Süryaniler, Yezidiler, Ermeniler, Rumlar, Çingeneler, Çerkezler, Aleviler ve diğer halklar ve inançlar üzerine gerçekleştirdiği katliam ve soykırımların tamamına yakını Türklük adına Türklüğü ve hanefi islamlığı sonradan kabullenmiş olan yakın zaman "dönmeleri" tarafından gerçekleştirilmiştir…

                                                                        * * *

Derin Devletin tetikçileri tarafından katledilen Hrant Dink AGOS Gazetesi’ndeki bir yazısında; "Bu devlet Ermeni olduğumdan dolayı, askerliğimde bana bir pırpırı (Onbaşılığı) bile layık görmedi" diye yazmıştı…

Hrant’la ilgili bir TV Proğramı’nda söylediklerimi burada da tekrar etmek gereği duydum. Bu devlet sana bir pırpır bile vermez, çünkü senin suçun büyük sevgili Hrant… Senin suçun Türkiye gibi bir ülkede "Ermeni" olarak doğmuş olmandır... Senin suçun, Ermeni kimliğini koruyarak yaşamak istemendir… Senin suçun, tarihini ve kendini inkar etmemendir… Kimi dönmeler gibi, eğer sende ırkçı Türk ulusalcılığını kabullenip savunucusu olsaydın, eğer sende inancını reddederek, islamlığı seçip, bir tarikata girmek suretiyle  sünni-islam tezlerinin savunucusu olsaydın, senden değil bir onbaşı pırpırını esirgemek, bu devlet seni General bile yapardı… Hatta, Başbakan da olurdun, Cumhurbaşkanı da… Bak Başbakan’a, bak Cumhurbaşkanı’na, aslen biri "Gürcü" diğeri "Kürt" olmasına rağmen o makamlara gelmelerinde hiçbir engelle karşılaşmadıkları apaçık ortada… Çünkü herkesin bildiği gibi, onlar artık birer mükemmel "Türktürler…"

Kimliğini, kökenini, inancını ve tarihini sende inkar etseydin ve sende Türklüğe ve islama dönüş yaparak, dönmeler  arasında yerini alsaydın! hiçbir sorun yaşamayacaktın sevgili Hrant!.. Örneğin; Ermeni ve hırıstiyan kökenden gelmelerine rağmen  günümüzde ırkçi Türk milliyetçiliğinin ve sünni-islamın en fanatik savunucusu olduklarından dolayı, yönetimin en üst makamlarında görev alan o kadar çok "dönme" varki, hepsini yazmaya kalksak ciltler dolusu kitap olur… Yakın bir zamana kadar Ermeni ve Hristiyan olan, ancak günümüzde en seçkin ve fanatik Türk ve sünni-islam önderleri arasında yerlerini alan meşhur "Ermeni dönmeleri"nden bazılarını bu sütunlara taşımak istedim. Taşımak istedim çünkü, günümüzde yaşadığımız bu "devlet terörü"nün öncülerini insanlarımızın bilmesini istedim. Yanlış anlaşılmaya meydan vermemek için şunun altını da çizerek belirtmek istiyorum. Elbette Türklerde terör yapar, yapmıştırda… Tarihimizi incelediğimizde bunun çokca örneğini de görmekteyiz… Benim buradaki amacım günümüzde "Türk milliyetçilığı" yaparak,  devlet terörü uygulayan Ermeni asıllı yakın zaman dönmelerini teşhir etmektir…

                                                                        * * *

İşte ünlü dönmelerden bazıları :

- Turgut ÖZAL: Turgut Özal’ın annesi Hafize Özal Malatya’nın Tecde köyünde önceleri Ermeni papazı olan daha sonra din değiştirerek hocalık yapan meşhur cinci hocanın kızıdır. Hafize hanım büyüyünce, yine Ermeni kökenli Çemişgezek göçmeni olan Turgut Özal’ın babası ile evlendi… Turgut Özal, 12 Eylül darbeci Generallerinin oluşturduğu hükümetin Başbakan Yardımcılığı ve daha sonra Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevlerinde de bulundu…

- Recai KUTAN: Adıyaman’ın Sincik ilçesine bağlı Kotan köyünden, Ermeni asıllı İsmail efendi’nin oğlu olarak Malatya’nın Nebioğlu Sokağı’nda dünya’ya geldi. Recai Kutan halen bir partinin Genel Başkanı’dır…

- Oğuzhan ASİLTÜRK: Ermeniliği terkederek Türklüğe ve islama dönüp tarikat üyeliğini tercih eden ve kendisine gayet asilce ( !) bir soyadı da layık gören Oğuzhan Asiltürk Malatya’nın Hekimhan ilçesinin Zorban köyünde dünya’ya geldi… 1974 yılında Bülent Ecevit’in Başkanlığı’nda kurulan hükümette ve daha sonra milliyetçi Cephe Hükümeti’nde  İçişleri Bakanı olarak görev yaptı…

- Devlet BAHÇELİ: Aslen Siverek Ermenileri’nden bir ailenin çocuğudur. Ailesi Siverek’ten göç ederek, Bahçe İlçesi’ne yerleşmiştir. Devlet Bahçeli bu İlçe’de dünya’ya gelmiştir. Günümüzde MHP’nin Genel Başkanı’dır. Ayrıca, Devlet Bahçeli kendisi ve partisinin Türk ve sünni-islamın en sadık savunucusu olduğu iddiasındadır…

- Hasan Celal GÜZEL: Aslen Antep’li bir Ermeni ailesinin çocuğu olan Hasan Celal Güzel’in ailesi Ermeni asıllı oldukları ortaya çıkınca Antep’i terkederek Malatya’ya yerleşmiş ve Hasan Celal Güzel Malatya’da traktör pazarlamacısı Kamil Güzel’in oğlu olarak dünya’ya gelmiştir...

- Mehmet AĞAR: Aslen Ağın’lı olan Ermeni bir ailenin çocuğudur. Türkiye’de derin devletin önemli adamlarından biri olduğu iddia edilen Ağar, Emniyet Müdürlüğü ve Bakanlığı  dönemlerinde devleti adına yaptığı/yaptırdığı işkenceler ve işlediği "yasal" cinayetleriyle ünlüdür… Mehmet Ağar Elazığ’da meşhur Kürt Zülküf namıyla ünlenen işkenceci bir polis şefinin oğludur…

- Mesut YILMAZ: Rize’nin Hemşin ilçesi Ermenileri’ndendir. Başbakanlıkta dahil, devletin her kademesinde görevlerde bulunmuştur. Halen Rize’den bağımsız milletvekili olarak TBMM üyesidir…

- Murat KARAYALÇIN: Hemşin Ermenileri’nden olan Karayalçın aynı zamanda Mesut Yılmaz’la aynı köydendir. Bu iki aile arasında düşmanlık meydana geldiği için Karayalçın ailesi Samsun’a göçetmek zorunda kalmıştır. Başbakan Yardımcılığı da yapan Karayalçın, faşist cuntanın başı General Kenan’ın ilk atadığı bir bürokrat olarak hatırlardadır.

Devletin belli dönemlerde ve ihtiyaç duyduğu durumlarda görevlendirdiği tetikçilerin hemen tamamının dönme olduğu gibi, Papa suikastçısı ve 1979 yılında katledilen Gazeteci Abdi İpekçi’nin tetikçileri olan  Mehmet Ali AĞCA, Oral ÇELİK ve Mehmet ÖZBAY gibi  ülkücüler de birer Ermeni dönmeleridir…

                                                                        * * *

Özellikle son yıllarda kendi içinde azınlık bir bölümünü oluştursa da,Türkmenler de, bu soyguncu-vurguncu düzenden rant elde etmek amacıyla, inkarcı, imhacı iktidar ve muhalefet partileriyle uzlaştıkları bilinen bir gerçek… Ancak, devlet yönetiminde eskiden olduğu gibi "dönmeler" hala ezici bir çoğunluğu teşkil etmektedir… Bu yazının konusu olan "Ermeni dönmeleri"nin günümüzdeki sayısı 300 binin üzerinde olduğu söylenmektedir…

                                                                                                              hizarcioglu@hotmail.de

Reklam
 
 
>> 80183 ziyaretçiGiriş yapmıştır
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=